Online Gurular, Yanlış İdoller ve Hayal Kırıklıkları

Dijital pazarlamayla ilk tanıştığımda idolüm Russell Brunson’dı. Onun gibi olmak, onun yaptığı işleri yapmak, onun gibi eğitimler çıkarmak ve hatta onun yazılımının bir benzerini Türkiye’de başlatmak istiyordum. Belki pazarlamayla ilgilenen bir çok kişi de halen böyle.

Uzun bir süre Russell Brunson, Sam Ovens, Grant Cardone, Dan Lok vb. ilk akla gelen online guru’ların videolarının %90’ını dinledim, eğitimlerine katıldım, e-kitaplarını okudum, seminerlerine iştirak ettim. Notlar aldım, söylediklerini bir çok projede Hasan ile beraber uyguladım. Hatta online eğitim dikeyinde bir çok müşterimizde bu öğrendiklerimiz yardımıyla hatırı sayılır başarılar da elde ettik.

Ama zamanla bir şeyin farkına çok net bir şekilde vardım ve basılı kitaplar dışında bu insanları takip etmeyi bıraktım. Hatta yeni dönemde Alex Hormozi ve Iman Gadzhi gibi isimlerin videolarını neredeyse hiç izlemiyorum.

Bu insanlar gençlerin isteyebileceği her şeye -para, şöhret ve mükemmel bir hayat tarzı- sahip gibi görünüyorlar. Görünüyorlar diyorum zira internette onların bize göstermeyi tercih ettiği halleri dışında bir şey görebildiğimiz söylenemez.

Size bugün akl-ı selim düşünmeyi, bu insanları neden bir idol olarak kabul etmemeniz gerektiğini ve bu ışıltılı hayatların arkasındaki bağlamı kendi düşüncelerimle aktaracağım.

Öncelikle bu insanlardan bilgi anlamında bir şeyler öğrenebilirsiniz ancak kesinlikle bir idol olarak kabul etmemeniz gerekiyor, çünkü:

  1. Hayatta kalma güdüsü: Sadece bu kişilerin başarı öykülerini görüyoruz ama deneyip de başarısız olan sayısız kişiyi nadiren duyuyoruz ya da hiç duymuyoruz. Kaçınız bana sağlam dersler çıkardığı başarısızlık öykülerini bir çırpıda anlatabilir.

    Yalnızca kazananlara odaklanarak gerçekliği çarpıtıyoruz ve başarıya katkıda bulunan karmaşık faktörleri fark edemiyoruz. Zaten çoğunlukla bize yaşamını sunanlar da bu karmaşık faktörleri kurcalamamızı istemiyor. Mesela Russell Brunson’ın nasıl bir çevreye sahip olduğunu, bunu ne denli kullandığını tam olarak bilmiyoruz. Ya da Grant Cardone’un servetini -görünen- nasıl elde ettiğini, bunu ona sağlayanın sadece bize anlattıklarıyla mı olup olmadığını!

    Çünkü insanız. İnsan bilip bilmediği sayısız önyargıyı kendinde barındırıyor. Hayatta kalma güdülerimiz (survivorship bias) bizi başarılı insanları izlemeye ve takip etmeye yönlendiriyor.
  2. Materyalizmin laneti: Bu fenomenler genellikle zenginlikleriyle hava atarak paranın mutlulukla eşdeğer olduğunu ima ediyorlar. Ancak araştırmalar, belirli bir gelir eşiğinin ötesinde, paranın kişinin duygusal refahını önemli ölçüde etkilemediğini gösteriyor.

    Ayrıca insanın anlam arayışını ve değerlerini bir kenara atarak sadece bunlar üzerinden düşünmenin zararlarını da gözardı etmemek gerekiyor. Sürekli maddi zenginlik peşinde koşmak boş ve tatminsiz bir hayata yol açabiliyor.

    Bu sebeple mesele belirli bir gelir elde ettikten sonra insanın kendi için yeni anlamlar araması ve kendi için bir yol inşa etme çabasıyla sonuçlanıyor. Örneğin ProfitWell kurucusu Patrick 200 Milyon Dolar gibi inanılmaz bir rakama girişimini sattı ama hemen sonra Twitter’dan da tüm süreci paylaştığı önemli bir boşluk dönemi yaşadı.

    Paranın önemsiz olduğunu söylemiyorum. Para kazanmalı ve hatta güçlü olmalıyız. Ancak bunun nihai bir hedef olamayacağını farketmemiz gerekiyor.
  3. Bağlam anahtardır: Bu guruların çoğu işlerini farklı bir dönemde, benzersiz piyasa koşulları ve daha az rakiple kurdu. Onlar için işe yarayan şeyler bugün işe yaramayabilir ve başarılarını tekrarlamak zor olabilir.

    Bunu onlar çok şanslı demek ya da başarılarını küçümsemek adına söylemiyorum. Bugün, koşulları her durumda aynı gözüken 2 kişiye aynı sermayeyi verip aynı iş modelini yaptırsak sonuç muhtemelen her iki kişi için de çok farklı olacaktır.

    Mesele kendimizi, şartlarımızı ve kaynaklarımızı bilerek ayakları yere basan planlar kurabilmektir. Hayal kuralım, hatta ulaşılması çok zor gözüken hayaller de kuralım. Ancak girişimcilik sayfalarının temelsiz motivasyon videolarındaki gibi bir sürecin olmadığını bilelim.

    Bazen çok çalışsak da olmayacağını, şartların istediğimiz gibi gidemeyeceğini bilelim. Kolay yoldan bir şeyler elde etme sevdamızdan erkenden vazgeçelim ve işin, belki çok değil ama akıllı çalışmakla olacağının farkına varalım.
  4. Aşırı basitleştirilmiş tavsiyeler: Bu gurular tarafından verilen tavsiyeler çok geneldir -özellikle videolarda- ve “daha çok çalışın” veya “tutkunuzu takip edin” gibi ifadelerle aşırı basitleştirilmiştir. Gerçekte başarı karmaşık ve çok yönlüdür, bireysel olarak güçlü yönlerinizi ve koşulları dikkate alan özel stratejiler geliştirmeniz gerekir.

    Para Kazanmanın 5 Yolu, 250K ₺ Yapmanız için İhtiyacınız Olan Sistem, Başlamak için Atmanız Gereken 10 Adım vs vs.

    Genç arkadaşlar lütfen, Allah aşkına böyle yollar size mantıklı geliyor mu? Kendileri bile sayısız zorluktan geçmiş kişilerin işleri bu denli kolay anlatması sizi işkillendirmiyor mu?
  5. Gizli mücadeleler: Görünenin dışında bu gurular sayısız zorluklar ve aksiliklerle de karşılaşıyorlar. Ama bunları bize hiçbir zaman tam manasıyla göstermiyorlar.

    İmajlarını ve iş başarılarını korumaya yönelik sürekli baskı, ruh sağlıklarına ve ilişkilerine zarar verebiliyor. Ki bunun örneklerinden sadece bir tanesini yukarıda paylaştım. Başarı düzeyleri ne olursa olsun herkesin zorluklar yaşadığını anlamak çok önemli.
  6. Değerler ve sorumluluk: Saydığım isimlerden bazılarını tenzih ediyorum, ancak global guruların %90’ı ve Türkiye’dekilerin %99’ı herhangi bir insani değer gözetmeksizin yaşam tarzlarını -havuzlu villa, lüks arabalar, şık mekanlar- sizin gözünüze sokarak bir sinyalleme yapıyorlar.

    İnsan zihni böyle çalışır. Davranışsal ekonomi yazarı Rory Sutherland ne diyor;
    ”Pazarlama sadece doğrudan fayda sunarak çalışmaz, aslında izleyicinin algısında zaman içerisinde büyüyen tohumlar ekerek çalışır. Yani aslında çiçek dediğimiz şey reklam bütçesi olan bir ottur.”

    Bizim algılarımıza oynayabilecek ve ona zaman içerisinde büyüyecek tohumlar ekme gücüne sahip bu insanlar sorumlu davranmıyorlar. Bize öğretebilecekleri şeyler olsa da -ki ben bir çoğundan çok güzel şeyler öğrendim- insani bazı değerleri göz ardı ederek yollarına devam ediyorlar.

    En basitinden bir funnel sayfasına fake bir sayaç koymayı, bir indirimi bitireceklerini söyleyip sürekli sürdürmeyi, ücretsiz deyip işin arka planında başka bir şeyler sunmayı ve bunu sanki karşı taraf aptalmış gibi yapmayı normalleştiriyorlar.

Başka bir yol mümkün arkadaşlar. Ama kolay değil ve uzun soluklu değer üretmeyi gerektiriyor. İnsanları aldatmadan, onlara değer verdiğinizi göstererek ama yine de ürünlerinizi, danışmanlıklarınızı ve eğitimlerinizi satmak mümkün.

Piyasa yalan yanlış hikayelerle, sadece sonuç paylaşanlarla dolu olsa da, realiteyi anlatmaya çalışan ve sonucu değil yolculuğu ve süreci güzelleyen insanlar var.

Bunun neden böyle olması gerektiği başka bir yazının konusu, ancak o zamana dek sağlıcakla kalın.

Değerlerinizin ve vicdanınızın funnel’ından geçmeyen hiçbir şeye körü körüne inanmayın.

Başka bir yazıda görüşmek üzere…

4 comments… add one
  • Mustafa Aydın Nis 21, 2024 @ 14:50

    Selamlar Emre hocam,

    Ağzına yüreğinize kaleminize sağlık. O kadar güzel bir yazı bülten olmuş ki. İşte değer, işte Emre doğaner farkı. 🙏 iyi ki varsınız hocam. Kafa yapınızı çok seviyorum.

    • Bayram Nis 24, 2024 @ 21:16

      Teşekkürler düşüncelerime tercüman olmuşsunuz..

  • Mesut Nis 23, 2024 @ 10:27

    İlk günden beri en ağır şekilde sorguladığım konu başlıkları bunlardı. Yaklaşım doğru ve güzel sorularla zihin açıcı bir yazı olmuş. Emeklerinize sağlık.

    Daha naif ve daha avantajlı yollar var. Buna kesinlikle katılıyorum.
    Hem de hedef kitleye kendinisini deha hissettirecek, harcadığı her kuruş her cent’e değdiğine inanarak, mutluluk dolu satın alım deneyimleri yaratacak yöntemler var.
    Cok teşekkürler değerli hocam.

  • Belgin Elmas Nis 26, 2024 @ 8:04

    Emrecim kalemine sağlık ne güzel yazmışsın. Sadece pazarlama alanında değil her alanda sosyal medyada görünenler insanları yanlış yönlendiriyor diye düşünüyorum ben de. Her şey hep güzel, sorunsuz, basit, kolay gösteriliyor. Bir imaj yaratılıp o yaşanıyormuş gibi… Halbuki senin de yazdığın gibi çok boyutlu insanoğlu, ilişkilerimiz de, işlerimiz de, başarı ve başarısızlıklarımızla… Hayat rengarenk, sadece parlak renkler yok ve böyle güzel 🌷

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir